Son yıllarda en sık duyduğum cümlelerden biri şu:
“Dijital pazarlama çalışmıyor.”
Bu cümleyi genellikle reklam bütçesini artırmış, farklı ajanslarla çalışmış, web sitesini yenilemiş ve çeşitli kampanyalar denemiş şirketlerden duyuyorum. İlginç olan ise bu şirketlerin önemli bir bölümünün aslında yeterince talep alıyor olması. Telefonlar çalıyor, formlar geliyor, WhatsApp mesajları düşüyor ve teklif talepleri oluşuyor. Ancak iş satışa geldiğinde tablo değişiyor.
Yaklaşık 25 yıldır pazarlama ve iletişim sektörünün içindeyim. Son yıllarda ise özellikle lead bazlı çalışan sektörlerde benzer bir durumla karşılaşıyorum. Gayrimenkul, sağlık, eğitim, endüstriyel ürünler, yazılım ve danışmanlık gibi alanlarda şirketler çoğu zaman dijital pazarlamanın başarısız olduğunu düşünüyor. Oysa sahada gördüğüm tablo farklı. Çoğu zaman başarısız olan dijital pazarlama değil, dijital pazarlamanın ürettiği fırsatları yönetemeyen şirket süreçleri oluyor.
Çünkü dijital pazarlamanın gerçek sınavı reklam panelinde değil, reklamdan sonra başlıyor.
GÖRÜNMEYEN KAYIP BÖLGE
Dijital kampanyaların performansı genellikle reklam ekranlarından ölçülüyor. Kaç kişiye ulaşıldığı, kaç kişinin tıkladığı, kaç form geldiği veya kaç telefon araması alındığı detaylı şekilde raporlanıyor. Bunların tamamı önemli veriler. Ancak çoğu şirketin gözden kaçırdığı başka bir alan var: reklam ile satış arasındaki görünmeyen bölge.
Bir müşteri form doldurduğunda aslında satış süreci yeni başlamış oluyor. Ancak birçok şirkette sonrasında ne yaşandığı net olarak bilinmiyor. Talep kime düştü, ne kadar sürede arandı, CRM sistemine işlendi mi, teklif gönderildi mi, teklif sonrasında tekrar iletişim kuruldu mu gibi soruların cevabı çoğu zaman belirsiz kalıyor.
Daha da ilginci, bu süreçlerin yönetilemediği şirketlerde başarısızlığın nedeni olarak genellikle reklamlar gösteriliyor. Oysa sorun çoğu zaman reklam performansında değil, reklamın ürettiği fırsatların şirket içerisinde kaybolmasında yatıyor.
EN PAHALI LEAD TAKİP EDİLMEYEN LEAD’DİR
Şirketlerin büyük bölümü daha fazla lead üretmeye odaklanıyor. Daha fazla bütçe, daha fazla trafik ve daha fazla form talep ediliyor. Ancak mevcut lead’lerin ne kadarının gerçekten yönetilebildiği çok daha az sorgulanıyor.
Sahada sıkça karşılaştığımız tablo şu: Dijital kampanyalar yüzlerce talep üretiyor ancak bu taleplerin önemli bir bölümü çeşitli nedenlerle satış sürecine hiç dahil olamıyor. Bazı müşteriler bir gün sonra aranıyor. Bazıları hiç aranamıyor. Bazıları yanlış kişilere yönlendiriliyor. Bazıları teklif aldıktan sonra tamamen unutuluyor.
Ay sonunda ise şu yorum yapılıyor:
“Dijitalden satış çıkmadı.”
Oysa asıl soru farklı olmalı:
Dijitalden gelen fırsatların ne kadarı gerçekten yönetilebildi?
Bugün birçok sektörde yeni müşteri kazanmanın maliyeti giderek artıyor. Bu nedenle kaybedilen her lead yalnızca kaçırılmış bir satış değil, aynı zamanda boşa harcanmış bir yatırım anlamına geliyor. Şirketler reklam bütçelerini detaylı şekilde ölçüyor ancak çoğu zaman kaybedilen fırsatların maliyetini ölçmüyor.
HIZ YENİ REKABET AVANTAJI
Araştırmalar uzun zamandır aynı gerçeği ortaya koyuyor. Bir müşteri talep bıraktığı anda ilgisi en yüksek seviyede oluyor. Dakikalar ilerledikçe bu ilgi azalıyor, saatler geçtikçe rakipler devreye giriyor.
Lead yönetimi üzerine yapılan birçok araştırma, ilk birkaç dakika içerisinde geri dönüş yapılan taleplerin satışa dönüşme ihtimalinin saatler veya günler sonra aranan taleplere göre çok daha yüksek olduğunu gösteriyor. Bunun nedeni oldukça basit. Müşteri o anda karar verme sürecinin en sıcak noktasında bulunuyor.
Örneğin yeni bir konut arayan kişi aynı gün içerisinde üç farklı projeden bilgi talep edebiliyor. Bir üretim tesisi sahibi aynı ürünü üç farklı tedarikçiden araştırabiliyor. Bir eğitim kurumu hakkında bilgi almak isteyen aday aynı anda birkaç kurumla iletişime geçebiliyor.
Siz ertesi gün aradığınızda çoğu zaman müşteri çoktan başka biriyle görüşmüş oluyor.
Bu nedenle bazı şirketler daha fazla reklam bütçesi harcadıkları için değil, taleplere daha hızlı döndükleri için büyüyorlar.
ÖLÇÜLMEYEN SÜREÇ YÖNETİLEMEZ
Birçok şirkete benzer sorular soruyorum.
Lead’e ortalama kaç dakikada dönüş yapıyorsunuz?
Aylık lead’lerin yüzde kaçına ulaşıyorsunuz?
Tekliften satışa dönüşüm oranınız nedir?
Bir müşteriyi kazanma maliyetiniz ne kadar?
Şaşırtıcı şekilde birçok yönetici bu soruların tamamına net cevap veremiyor.
Oysa şirketler reklam performansını günlük takip ederken satış performansını aynı disiplinle takip etmiyor. Sonuç olarak dijital pazarlama raporları giderek detaylanırken satış süreçleri görünmez hale geliyor.
Peter Drucker’ın yıllar önce söylediği “Ölçemediğiniz şeyi yönetemezsiniz” sözü bugün lead yönetimi için her zamankinden daha geçerli.
SATIŞ VE PAZARLAMA AYNI HİKÂYENİN PARÇALARIDIR
Şirketlerde sık karşılaştığım bir başka konu ise satış ve pazarlama ekiplerinin birbirinden kopuk çalışması.
Pazarlama ekibi lead ürettiğini söylüyor. Satış ekibi lead kalitesinden şikâyet ediyor. Her iki taraf da kendi açısından haklı olabilir. Ancak müşteri tarafında böyle bir ayrım yok.
Müşteri reklamı gördüğünde markayla tanışıyor. Telefonu açtığında da markayla konuşuyor. Teklif aldığında da markayı değerlendiriyor. Onun gözünde satış ve pazarlama farklı departmanlar değil, aynı deneyimin parçaları.
Bu nedenle iki ekip arasındaki kopukluk çoğu zaman reklam performansından çok daha büyük bir problem yaratıyor.
SONUÇ
Bugün birçok şirket dijital pazarlamadan daha fazla sonuç almak için yeni platformlar, yeni reklam modelleri ve yeni ajanslar arıyor. Oysa cevap çoğu zaman dışarıda değil, içeride bulunuyor.
Çünkü dijital pazarlamanın başarısı reklam performansıyla değil, şirketin lead yönetme kabiliyetiyle ölçülür.
Talep üretmek önemlidir. Ancak üretilen talebi doğru zamanda, doğru süreçlerle ve doğru disiplinle yönetecek bir yapı kurmak çok daha önemlidir.
Belki de şirketlerin kendilerine sorması gereken ilk soru “Daha fazla lead’e ihtiyacımız var mı?” değildir.
Asıl soru şudur:
Mevcut lead’leri gerçekten yönetebiliyor muyuz?
__________
Kaynaklar
- HubSpot – Satış ve pazarlama uyumunun gelir etkileri üzerine araştırmalar.
- Salesforce – CRM kullanımı, müşteri takibi ve satış performansı raporları.
- Harvard Business Review – Lead yönetimi ve müşteri dönüşüm süreçleri üzerine makaleler.
- McKinsey & Company – B2B büyüme, müşteri deneyimi ve satış süreçleri araştırmaları.
- InsideSales.com – İlk dönüş süresinin satışa etkisini inceleyen çalışmalar.