Site icon SEFA KARAHAN

İndirim yapmanın maliyeti ne kadar?

Zor zamanlarda şirketlerin refleksi çok nettir. Satışlar düşmeye başladığında, ekipler baskı hissettiğinde ve rakamlar aşağı geldiğinde masada ilk çıkan öneri genelde aynıdır: “Bir kampanya yapalım.” Çünkü indirim hızlı sonuç verir. Nakit getirir, hareket yaratır ve kısa vadede rahatlatır. Ancak burada çoğu zaman sorulmayan kritik soru şudur: Gerçekten bir problemi mi çözüyoruz, yoksa sadece zamanı mı satın alıyoruz?

Bundan çok yıllar önce, ünlü bir tekstil markasıyla çalışırken; daha yeni sezonu piyasaya sürer sürmez %50 indirimle reklama çıkmak istediklerini söylediklerinde, bunun tüketici üzerinde ve kendi markaları açısından büyük zarar yaratacağını ifade etmiştim. İnsanlar, “Bu ürün neden bu kadar değersiz?” diye düşünebilir, hatta bu kadar ucuz bir ürünü tercih etmeyebilirlerdi. Çünkü bugün lider olan rakipleri o dönemde bu kadar büyük değildi ama ürünlerini makul fiyatlarla satıyordu. Firmanın sahibi bugünlerde o markayı neden kapattığını anlattığı videolar çekiyor. Oysa bana o dönem söylediği çok netti: “Biz tişörtü 5 TL’ye satıyoruz (bugünün 500 TL’si gibi düşün), bunu 3 TL’ye düşürmeyi planlıyoruz” demişti (bugünün 300 TL’si). Sonuçta marka, indirim yapa yapa tüketicinin gözünde yok oldu, buharlaştı.

İNDİRİM NEYİ ÇÖZER, NEYİ GİZLER?

İndirim çalışır. Bunu inkâr etmenin anlamı yok. Özellikle sıkışık dönemlerde stok döndürür, nakit akışını rahatlatır ve geçici bir ivme sağlar. Örneğin sezon sonu elde kalan ürünleri eritmek için yapılan kampanyalar son derece sağlıklıdır. Aynı şekilde kısa vadeli nakit ihtiyacını karşılamak için yapılan kontrollü indirimler de işlevseldir.

Ancak problem şurada başlar: İndirim çoğu zaman çözmek yerine gizler. Ürün gerçekten güçlü mü, fiyat doğru mu, konumlandırma net mi… bunları sorgulamak yerine fiyatı aşağı çekmek daha kolay gelir. Böylece esas sorunlar olduğu yerde kalır, sadece üzeri örtülür.

MÜŞTERİ DEĞİŞİR, FARK ETMEZSİNİZ

İndirim yaptığınızda sadece fiyat düşmez. Müşteri davranışı da değişir. Başlangıçta bu fark çok net hissedilmez. Ama zamanla ortaya çıkar.

Örneğin normalde ürünü için sizi tercih eden bir müşteri ile “%30 indirim varmış” diye gelen müşteri aynı değildir. İlki markaya bağ kurar, ikincisi fırsata. İndirim arttıkça ikinci grup büyür. Bir süre sonra şunu görürsünüz: Kampanya varsa satış var, yoksa yok.

Bu noktada müşteri artık sizi değil, sizin indirim yapma ihtimalinizi takip eder. “Biraz bekleyeyim, nasıl olsa düşer” davranışı oluşur. Bu, markanın en kritik kırılma noktalarından biridir.

İNDİRİM BAĞIMLILIĞI: SESSİZCE BAŞLAR

Türkiye’de birçok marka bu tuzağa düştü. Özellikle e-ticarette çok net örnekleri var. Sürekli kampanya yapan, sürekli “son 3 gün”, “%40 fırsat” diyen markalar bir süre sonra kampanya yapmadan satış yapamaz hale geliyor.

Bu noktada iş modeli değişir ama kimse bunu açıkça söylemez. Artık marka değeriyle değil, indirim gücüyle satış yapılır. Ve bu yapıdan çıkmak sandığından çok daha zordur. Çünkü müşteri zihninde fiyat aşağıya sabitlenmiştir.

DOĞRU KULLANIM: TAKTİK OLARAK İNDİRİM

İndirim tamamen yanlış değildir. Ama yeri bellidir. Strateji değil, taktiktir.

Doğru kullanım örnekleri nettir:
Sezon sonu stok temizliği, fazla üretimin eritilmesi, kısa vadeli nakit ihtiyacının yönetilmesi ya da yeni müşteri kazanımı için ilk alışverişe özel teklif gibi durumlar.

Örneğin bazı global markalar “ilk siparişe özel %10” gibi teklifler sunar. Ama hiçbir zaman ana fiyat algısını bozacak sürekli indirimlere girmez. Çünkü bilirler ki, indirim giriş kapısı olabilir ama içeride kalma sebebi olamaz.

GERÇEK PROBLEM GENELDE FİYAT DEĞİLDİR

Bir marka sürekli indirim yapmak zorundaysa, çoğu zaman sorun fiyat değildir. Ürün yeterince güçlü değildir ya da sunduğu değer doğru anlatılmıyordur.

Her zaman dediğimiz gibi kreatif çalışmıyorsa performans çalışmaz. Aynı mantık burada da geçerli. Değer net değilse, fiyatla oynarsın. Ama bu seni ileri taşımaz.

Örneğin aynı kategoride iki ürün düşün. Biri sürekli indirimle satılıyor, diğeri nadiren fiyat kırıyor ama daha pahalı. Uzun vadede hangisi marka olur? Cevap çoğu zaman nettir.

SONUÇ: İNCE AMA KRİTİK BİR ÇİZGİ

İndirim kampanyaları tek başına ne iyi ne kötü. Ama nasıl kullanıldığı her şeyi belirler.

Eğer indirim iş modeline dönüşürse, marka değerini aşağı çeker ve büyümeyi yavaşlatır. Eğer doğru yerde, doğru amaçla kullanılırsa sistemi rahatlatır ve geçiş dönemlerinde fayda sağlar.

Asıl mesele şu: İndirimle ayakta kalabilirsin ancak büyüyemezsin.

Exit mobile version